top of page
  • Instagram

Sakatlıktan Dönüş Rehabilitasyonu: Dövüş Sporcuları İçin Rehber

6 Eyl
9 dakikada okunur
Sakatlıktan dönüş rehabilitasyonu sırasında tedavi göre dövüş sporcusu
Sakatlıktan dönüş rehabilitasyonu sırasında tedavi göre dövüş sporcusu

Giriş

Dövüş sporlarında sakatlık her zaman ağır bir darbe sonucunda ortaya çıkmaz. Sparringde ters bir temas, yumruğun hedefe yanlış açıyla gelmesi, clinch sırasında bileğin dönmesi veya yerde yapılan bir çalışmada dizin zorlanması yeterli olabilir.


Sakatlandıktan sonra asıl mesele ağrı geçer geçmez antrenmana dönmek değil, ne zaman ve nasıl döneceğini doğru belirlemektir. Çok erken başlamak aynı bölgeyi yeniden zorlayabilir. Gereğinden fazla beklemek ise kondisyonun düşmesine ve antrenmana dönüşün zihinsel olarak daha zor hale gelmesine neden olabilir.


Sakatlıktan dönüş rehabilitasyonu, bu süreci acele etmeden ama gereksiz yere de uzatmadan yönetmek için kullanılır.


Kendi kariyerimde sakatlık yaşadığım dönemler oldu. Dövüşçü olarak ilk düşüncenin mümkün olduğunca çabuk geri dönmek olduğunu da iyi biliyorum. Fakat uzun süre sporun içinde kalmak istiyorsan bazen birkaç antrenmanı kaçırmayı göze alman gerekir. Doktorun veya fizyoterapistin henüz hazır olmadığını söylüyorsa ağrıyı bastırıp devam etmek iyi bir fikir değildir.


Solid Fight Academy'de sakatlık sonrası antrenmana dönen sporcularla çalışırken de aynı yaklaşımı kullanıyorum. Önce sağlık ekibinin verdiği sınırlar netleşir, ardından teknik antrenman bu sınırlara göre kademeli şekilde artırılır.


Buradaki süreler ve aşamalar genel bir çerçevedir. Sakatlığın türü, şiddeti ve kişinin iyileşme süreci farklı olacağı için antrenmana dönüş kararı doktor ve fizyoterapist değerlendirmesine göre verilmelidir.

Dövüş sporlarında sık görülen sakatlıklar

Boks, kick boks, Muay Thai, MMA ve grappling gibi branşlarda aynı bölgeler tekrar tekrar yük altında kalır. Yumruklar el ve bileği, tekmeler ve yön değiştirmeler diz ile ayak bileğini, clinch ve yer çalışmaları ise omuzları daha fazla zorlamaktadır.


El ve bilek sakatlıkları

El ve bilek sorunları özellikle yumruk kullanılan branşlarda sık görülür. Metakarp kırıkları, bilek burkulmaları ve başparmak yaralanmaları bunların başında gelir. Yumruğun hedefe yanlış açıyla gelmesi, bileğin darbe sırasında düz kalmaması veya elin yeterince desteklenmemesi sakatlık riskini artırır. Elindeki ağrı birkaç antrenman boyunca devam ediyorsa bunu basit bir ezilme diye geçiştirmemek gerekir. Özellikle şişlik, kavramada belirgin güç kaybı veya hareket sırasında artan ağrı varsa bir değerlendirme yaptırmak daha doğru olur Bandajı düzgün sarmak ve yumruk sırasında bilek hizasını korumak da el ve bilek üzerindeki gereksiz yükü azaltmaya yardımcı olur.


Diz sakatlıkları

Diz sakatlıkları Muay Thai, kick boks ve MMA sporcularında oldukça önemlidir çünkü hem ayakta dövüşte hem de yer çalışmasında diz farklı yönlerden zorlanabilir. Ön çapraz bağ (ACL), iç yan bağ (MCL), menisküs ve patellofemoral bölgeyle ilgili sorunlar sık karşılaşılan diz sakatlıkları arasındadır. Tekme sırasında destek ayağının kontrolsüz dönmesi, clinch'te dengenin bozulması veya yerde bacağın doğal hareketinin dışında zorlanması dizde hasara yol açabilir. Özellikle bağ yaralanmalarında dönüş süreci uzundur. ACL yaralanmasından sonra tam antrenmana dönüş bazı sporcularda 6-12 ayı bulabilmektedir. Bu nedenle ağrının azalması, dizin yeniden sparringe hazır olduğu anlamına gelmez.


Omuz sakatlıkları

Omuz, geniş hareket açıklığı sayesinde yumruk atarken ve clinch'te rahat hareket eder. Aynı özellik, kontrol kaybolduğunda eklemin daha kolay zorlanmasına da neden olur.

Rotator cuff yaralanmaları, omuz çıkığı ve labrum problemleri dövüş sporlarında çok sık görülmektedir. Yumrukların sürekli tekrarlanması, clinch sırasındaki itme ve çekme hareketleri veya grappling'de kolun zorlanması omuz üzerinde ciddi baskı oluşturur. BJJ ve MMA'de kimura ya da americana gibi omuz kilitlerinde de zamanında pes etmemek sakatlık riskini artırır.


Ayak bileği burkulmaları

Ayak bileği burkulmaları çoğunlukla ani yön değiştirme, dengesiz basma veya sparring sırasında rakibin ayağına basma gibi durumlarda meydana gelir. Hafif burkulmalar birkaç hafta içinde toparlanabilir. Fakat aynı ayak bileğinin tekrar tekrar burkulması zamanla eklemin zayıflamasına ve dengenin bozulmasına neden olur. Bu yüzden şişlik geçer geçmez tam antrenmana dönmek yerine hareket açıklığı, kuvvet ve dengeyi yeniden kazanmak gerekir.


Kaburga yaralanmaları

Kaburgaya alınan sert body kick veya yumruklar çatlak ve benzeri yaralanmalara yol açabilir. Kaburga sakatlıklarının en rahatsız edici taraflarından biri yalnızca antrenman sırasında değil, nefes alırken, öksürürken veya yatarken de ağrı yapabilmesidir. İyileşme süresi çoğu durumda birkaç haftayı bulur ve genel aralık 4-8 haftadır. Bu dönemde temas antrenmanlarına dönüş için ağrının azalması tek başına yeterli değildir. Full recovery gerekmektedir.

Rehabilitasyon nasıl ilerler?

Sakatlığın türüne göre program değişse de rehabilitasyon genel olarak üç dönem olarak ayrılabilir. İlk dönemde yaralı bölgenin korunması ve ağrının kontrol altına alınması gerekir. Ardından hareket açıklığı ve temel kuvvet geri kazanılır. Son bölümde ise tekrar dövüş sporuna özgü hareketlere geçilir. Bu aşamaların ne kadar süreceğine takvimden çok yaralanmanın durumu ve seviyesi karar verir.


Aşama 1: sakatlığın ilk dönemi

Sakatlığın hemen ardından ilk hedef, bölgeyi daha fazla zorlamamak ve ne olduğunu anlamaktır. Belirgin şişlik, hareket kaybı, şekil bozukluğu, üzerine basamama veya şiddetli ağrı varsa antrenmana devam etmek yerine değerlendirme yaptırmak gerekir. Duruma göre röntgen, MR veya başka tetkikler de istenebilir.


Dinlenme, kompresyon, bölgeyi yüksekte tutma veya soğuk uygulama gibi yöntemler bazı sakatlıklarda ağrı ve şişliği kontrol etmek amacıyla kullanılabilir. Bunların nasıl ve ne kadar uygulanacağı sakatlığın türüne göre değiştiği için bir sağlıkçının önerisi esas alınmalıdır.


Dövüşçülerde burada yapılan en büyük hatalardan biri, ağrıya dayanabiliyor olmayı antrenmana devam edebileceğinin göstergesi sanmaktır. Ağrıyı tolere edebilmek başka şeydir, dokunun yük almaya hazır olması başka şeydir. İlk günlerde birkaç antrenman kaçırmak, sakatlığı büyütüp haftalarca veya aylarca uzak kalmaktan daha mantıklıdır.


Aşama 2: hareketi ve kuvveti geri kazanmak

Ağrı ve şişlik azaldığında rehabilitasyonun ikinci bölümüne geçilir. Buradaki ilk hedef yaralı eklemin veya kasın hareketini yeniden kazanmaktır. Hareketler kontrollü yapılır ve açıklık zaman içinde artırılır.


Örneğin diz sakatlığından sonra ilk gün tam çömelmeye çalışmak yerine, izin verilen açıda başlayıp hareketi yavaş yavaş genişletmek gerekir. Bu dönemde izometrik egzersizler sık kullanılır. Kas çalışır ancak eklem belirgin şekilde hareket etmez. Duvara bastırma veya belirli bir pozisyonu tutma gibi çalışmalar buna örnektir.


Daha sonra hareketli kuvvet egzersizlerine geçilir. Bu geçişin ne zaman yapılacağı ağrı, şişlik, hareket açıklığı ve sağlıkçının değerlendirmesine bağlıdır. Sakatlanmayan bölgeleri çalıştırmak da çoğu durumda mümkündür.


Kolunda sakatlık varsa uygun olduğu sürece alt vücut çalışabilirsin. Diz problemi yaşarken de doktor veya fizyoterapistin izin verdiği çerçevede üst vücut antrenmanına devam edebilirsin. Buradaki amaç sakat bölgeyi zorlamak değil, tamamen hareketsiz kalmadan mevcut kondisyonu mümkün olduğunca korumaktır.


Aşama 3: dövüş antrenmanına kademeli dönüş

Hareket açıklığı büyük ölçüde geri geldiğinde ve yaralı bölgenin kuvveti toparlandığında dövüş sporuna özgü çalışmalar yavaş yavaş programa girer.


İlk aşamada tam güç sparring yapmak yerine daha kontrollü hareketlerden başlamak gerekir. Gölge boksu, hafif pad çalışması, kontrollü tekmeler ve düşük tempolu partner drilleri bunun için daha uygun başlangıçlardır.


Bir çalışmayı yaptığın sırada sorun yaşamaman tek başına yeterli değildir. Antrenmandan birkaç saat sonra veya ertesi gün ağrı ve şişlik artıyorsa yükü fazla artırmış olabilirsin. Bu durumda bir önceki seviyeye dönüp biraz daha zaman vermek gerekir.


Denge ve eklem kontrolü

Diz ve ayak bileği gibi sakatlıklardan sonra yalnızca kas gücünü geri kazanmak yetmez. Eklem hareket ederken pozisyonunu kontrol edebilmek de önemlidir. Tek bacak üzerinde durma, denge tahtası ve benzeri çalışmalar bu amaçla rehabilitasyona eklenebilir. Özellikle tekme atan bir sporcu için destek ayağındaki denge çok önemlidir. Kuvvet geri gelmiş olsa bile tek ayak üzerinde güvenli duramıyorsan tam tempoya dönmek için erken olabilir.


Daha hızlı hareketlere geçiş

Koşu, sıçrama, hızlı yön değiştirme ve tam güçlü tekmeler rehabilitasyonun daha ileri bölümünde eklenir. Burada sıra önemlidir. Hafif hareketleri ağrısız yapmadan tam hızlı harekete geçmenin anlamı yoktur. Sparring de bu sürecin sonlarına doğru gelmelidir. Önce kontrollü partner çalışması, ardından daha yüksek tempolu drill ve en son tam temaslı sparring düşünülür. Bu geçişlerin doktor veya fizyoterapistin izin verdiği çerçevede yapılması gerekir.

Antrenmana dönmeye hazır olduğunu nasıl anlarsın?

Takvimde belirli bir günün gelmesi seni otomatik olarak hazır hale getirmez. Dönüş kararında hareket açıklığı, kuvvet, spora özgü hareketler ve kendine güven birlikte değerlendirilmelidir.


Hareket açıklığı geri gelmeli

Yaralı eklemin hareketi sağlam tarafa yakın olmalıdır. Dizi tam bükemiyor, omzunu rahat kaldıramıyor veya bileğini belirli bir açıda kullanamıyorsan tam antrenmana geçmek için erken olabilir. Hareket sırasında keskin ağrı da aynı şekilde dikkate alınmalıdır.


Kuvvet farkı belirgin olmamalı

Yaralı tarafın diğer tarafa göre ciddi biçimde zayıf kalması, özellikle tek taraflı kullanılan hareketlerde sorun yaratabilir. Kuvvet farkı uzman tarafından çeşitli testlerle ölçülür. Bazı rehabilitasyon programlarında sağlam tarafın yüzde 90'ına veya üzerine ulaşmak dönüş kriterlerinden biri olarak sayılır. Fakat bu oran tek başına yeterli değildir. Kuvvet iyi görünse bile denge, hareket kontrolü veya spora özgü hareketlerde sorun varsa rehabilitasyon devam etmelidir.


Dövüş hareketlerini güvenli yapabilmelisin

Gölge boksu, tekme, yön değiştirme, clinch çalışması ve branşına özgü diğer hareketleri ağrı yaşamadan yapabilmek gerekir. Burada yalnızca hareketi tamamlamak değil, çekinmeden yapabilmek de önemlidir. Örneğin sakatlanan bacağına yük vermekten sürekli kaçıyorsan veya yumruğu bilinçli olarak yarım atıyorsan bedenin henüz eski çalışma düzenine dönmemiş olabilir.


Zihinsel olarak da hazır olmalısın

Sakatlık sonrası fiziksel olarak iyileşsen bile aynı hareketi tekrar yaparken tedirgin olabilirsin. Bu özellikle sakatlığın sparring veya sert temas sırasında yaşandığı durumlarda sık görülür. İlk gün doğrudan tam tempoya çıkmak yerine temas seviyesini kademeli artırmak bu güveni yeniden kazanmayı kolaylaştırır.

Sakatlık döneminde motivasyonu korumak

Uzun süre antrenman yapan biri için bir anda salondan uzak kalmak kolay değildir. Günlük düzenin değişir, alıştığın fiziksel yoğunluk ortadan kalkar ve çevrendeki insanların antrenmana devam ettiğini görmek moralini bozabilir. Özellikle birkaç ay süren sakatlıklarda öfke, sabırsızlık ve motivasyon kaybı yaşanması şaşırtıcı değildir.


Bu dönemi tamamen boş geçen bir zaman gibi görmek işleri daha da zorlaştırır. Rehabilitasyon programını da antrenmanın bir parçası olarak ele almak daha faydalıdır. Normal zamanda üzerinde durmadığın mobilite, denge veya zayıf bölgeler bu süreçte daha fazla çalışılabilir. Salonla bağını da tamamen kesmek zorunda değilsin.


Kendin antrenman yapamasan bile salona uğramak, arkadaşlarının çalışmalarını izlemek veya yapabildiğin bölümlere katılmak günlük rutinden tamamen kopmanı engeller.

Hedefleri de küçük tutmak daha kolaydır.


Altı ay sonra tam antrenmana döneceğini düşünmek yerine, fizyoterapistinle o hafta için belirlediğiniz hedefe odaklan. Bu bazen hareket açıklığını biraz artırmak, bazen ağrısız yürüyüş süresini uzatmak, bazen de yeni bir rehabilitasyon egzersizine geçmek olabilir.

Küçük ilerlemeleri görmek uzun rehabilitasyon dönemini zihinsel olarak daha yönetilebilir hale getirir.

Sakatlık riskini azaltmak için neler yapılabilir?

Dövüş sporlarında sakatlanma riskini tamamen ortadan kaldırmak mümkün değildir. Ancak antrenmanı daha kontrollü planlamak ve bazı temel alışkanlıklara dikkat etmek gereksiz riskleri azaltabilir.


Isınmayı geçme

Antrenmana doğrudan sert pad veya sparringle başlamak yerine vücudu hazırlamak gerekir. 10-15 dakikalık bir ısınmada hafif koşu veya ip atlama, dinamik hareketler ve ardından branşa özgü hafif çalışmalar kullanılabilir. Amaç yorulmak değil, antrenmanda kullanacağın eklem ve kasları harekete hazırlamaktır.


Antrenman sonrasını da düşün

Her antrenmanın ardından uzun bir esneme rutini yapmak şart değil, fakat birkaç dakika hafif hareket etmek, nefesi normale döndürmek ve ihtiyaç duyduğun bölgelerde mobilite çalışmak iyi bir alışkanlıktır. Statik esneklik veya foam roller da rahatlama amacıyla kullanılabilir. Bunları tek başına sakatlığı önleyen yöntemler gibi görmek yerine, genel toparlanma düzeninin bir parçası olarak düşünmek daha doğru olur.


Sağ ve sol taraf arasındaki farkları takip et

Dövüş sporlarında bir tarafın diğerinden daha baskın olması normaldir. Fakat kuvvet veya denge farkı belirgin hale geldiğinde hareketlerin de değişmeye başlayabilir. Tek bacak squat, split squat veya tek kol press gibi hareketler sağ ve sol tarafı ayrı ayrı çalıştırmana imkan verir. Bir taraf sürekli daha çabuk yoruluyor veya aynı hareketi belirgin şekilde daha kötü yapıyorsa bu fark üzerinde çalışmak gerekir.


Dinlenmeyi programın dışında görme

Her gün ağır antrenman yapmak daha hızlı gelişeceğin anlamına gelmez. Yorgun olduğunda hareketlerin bozulur, reaksiyonların yavaşlar ve teknik hatalar artabilir. Özellikle sert sparring, ağır kuvvet antrenmanı ve yoğun kondisyon çalışmalarını arka arkaya yığmak toparlanmayı zorlaştırır. Haftada en az bir tam dinlenme günü bırakmak, yeterince uyumak ve düzenli beslenmek antrenman programının bir parçasıdır.

Sakatlık sonrası birebir antrenmana nasıl dönülür?

Sakatlıktan sonra antrenörün görevi doktor veya fizyoterapistin yerini almak değildir. Önce hangi hareketlere izin verildiği ve hangi hareketlerden bir süre daha uzak durulması gerektiği netleşir. Ardından antrenman bu sınırlara göre yeniden düzenlenir.


Örneğin yumruk atmana izin veriliyor ama sert temasa henüz izin verilmiyorsa teknik çalışma buna göre planlanmalıdır. Aynı şekilde diz sakatlığından dönen bir sporcuda ilk gün yüksek tempolu tekme ve sparring yapmak yerine daha kontrollü çalışmalarla başlanır.


Dövüş sporlarında Dağhan Sağlam ile birebir çalışmak istersen ders seçeneklerini inceleyebilirsin. Sakatlıktan sonra antrenman yoğunluğunu mevcut durumuna göre kademeli artırmak, ilk günden eski tempoya dönmeye çalışmaktan daha doğru olur.


Eldiven, bandaj, kaval koruyucu ve antrenmanda kullanacağın diğer tüm ekipmanlara Solid Fight Store üzerinden göz atabilirsin.

Sakatlıktan dönüşte asıl hedef nedir?

Sakatlık sonrası iyi hissetmeye başlamak sevindiricidir ama ağrının azalması rehabilitasyonun bittiği anlamına gelmez. Tekrar antrenmana başladığında hareketlerini rahat yapabilmen, yaralı bölgeye güvenebilmen ve antrenman sonrasında belirgin bir ağrı veya şişlik yaşamaman gerekir.


Sakatlıktan dönüş rehabilitasyonu sırasında amaç bir an önce eski programa dönmek değil, tekrar sakatlanmadan düzenli antrenman yapabilecek hale gelmektir. Bazı sporcular beklediklerinden daha hızlı toparlanır, bazılarında süreç daha uzun sürer. Bu yüzden dönüş tarihini başka bir sporcunun yaşadığı sakatlıkla karşılaştırmak yerine kendi ilerlemene göre belirlemek gerekir.


Doktor ve fizyoterapist onay verdikten sonra antrenmanı kademeli olarak artırmak, uzun vadede birkaç hafta erken dönmeye çalışmaktan daha mantıklıdır.

Sakatlıktan Dönüş Rehabilitasyonu - Sıkça Sorulan Sorular (SSS)


Sakatlık sonrası ne kadar sürede antrenmana dönülür?

Süre sakatlığın türüne ve şiddetine göre değişir. Hafif burkulma ve zorlanmalar birkaç hafta içinde toparlanabilirken, bağ yaralanmaları veya kırıklar aylar süren rehabilitasyon gerektirebilir. Genel aralık hafif yaralanmalar için 2-4 hafta, daha ciddi yaralanmalar için 3-12 aydır. Dönüş zamanı doktor veya fizyoterapist değerlendirmesine göre belirlenmelidir.

Sakatlığın türüne göre yapılabilir. Örneğin kol sakatlığında alt vücut, bacak sakatlığında ise uygun olduğu sürece üst vücut çalışılabilir. Ancak sakatlanan bölgeyi veya rehabilitasyonu etkileyebilecek hareketleri kendi başına programa eklememek gerekir.

Keskin ağrı, artan şişlik veya hareket kaybı varsa antrenmana devam etmek doğru değildir. Rehabilitasyon sırasında bazı hareketlerde hafif rahatsızlık yaşanabilir ancak bunun kabul edilebilir olup olmadığı sakatlığın türüne göre değişir. Emin olmadığın durumda doktor veya fizyoterapiste danışmak gerekir.

Evet. Özellikle kuvvet, hareket açıklığı veya denge tam olarak geri gelmeden antrenmana dönüldüğünde aynı bölge yeniden zorlanabilir. Bu nedenle ağrının geçmesini tek başına dönüş kriteri olarak kullanmamak gerekir.

Özellikle kırık şüphesi, ciddi bağ yaralanması, çıkık veya cerrahi gerektirebilecek durumlarda ilk değerlendirme için doktora başvurmak gerekir. Rehabilitasyon döneminde ise fizyoterapist hareket, kuvvet ve spora dönüş çalışmalarını takip eder. En sağlıklı yaklaşım, gerektiğinde doktor ve fizyoterapistin birlikte ilerlemesidir.


Bu yazı, WBC Muay Thai Avrupa ve Dünya Şampiyonu Dağhan Sağlam tarafından Dövüş Rehberim için hazırlanmıştır.

Yorumlar


bottom of page